28 Mayıs 2017 Pazar

90'lı yılların ortasıydı. 
Soğuk bir İstanbul akşamı ..Hiçbir şeyimiz yoktu ama her şeyimiz tamdı. Geldi yanıma oturdu . 
'' Ne kadar soğuk değil mi '' dedi . 
'' Soğuk olan İstanbul değil , içindekiler soğutuyor havayı dedim '' . '' Çok felsefik '' dedi . Güldüm .
Oysa ben daracık bankta yanıma oturan yabancıya klişe olduğunu düşündüğüm bir cümle kurmuştum bilerek ve isteyerek . 
'' Rahatsız olduysan kalkabilirim '' dedi . ''Bank benim değil'' dedim . '' Hem benim olsada gelene hiç git demem'' dedim. '' Bu'da felsefik '' dedi. Yine güldüm .
'' Hep gelsem '' dedi . ''Ben burada oturmuyorum '' dedim . Bu sefer o güldü . Oysa gülünç bir espri değildi kendimce Kalktı '' ben gidiyorum '' dedi . '' Selam söyle '' dedim.
'' Kime ?'' dedi .'' Kime istersen '' dedim .
Geldi yine oturdu , '' selam benim adım ******** '' dedi .
Selamı zekasına söylemiştim alabilecek mi diye..
Aldı da....Sonra o üniversite'ye , ben ise iş hayatına atılmak üzere yolları ayırdık Yıllar sonra buldum onu. Çoluk çocuğun içine karışmış . Üniversite de yaşadığı bir olaydan dolayı hafızası kaybolmuş çoğu şeyi hatırlamıyormuş artık
Dolayısıyla tanımadı . Aynı fizik , aynı zeka , aynı cazibeden eser kalmamıştı . Hayat çok bencildi en az benim kadar..
'' Selam söyle '' dedim . '' Kime ? '' dedi .
Sustum . ''
Çocuklarına , anne'ne , baba'na ,
gelmişine geçmişine '' dedim... ( Gürkan Kamalı )
Dört kişiyiz
sen ben özlem 
bir de balıklar var işte denizin dibin de 
canı yanmadan gelmeyen 
.... Gürkan Kamalı....

23 Mayıs 2017 Salı

Bu aşkın ömrü hüzün 
yalanım yok hep güldü yüzüm
ama gel gör ki iki gözüm
mağazalarda yırtılmamış kot bulmaktan 
daha zordu geleceğe dair umutlarımız 
haydi aç aşk şarabını
benim yerime de iç
şairi çaydan başkası sarhoş etmez gözleri üzümüm
..... Gürkan Kamalı....

19 Mayıs 2017 Cuma

Neresinden tutsam kelimelerin
kuru bir sonbahar yaprağı
 dağılıyor ellerim de

sonra içim dağlanıyor 
 rüzgar tükürüyorum ciğerimden 
.... Gürkan Kamalı....

12 Mayıs 2017 Cuma

Türkiye'de kitabı 2 bin satan yazar bu başarısını kutlamış 
Kitabı en çok satan başka bir yazarımızın sattığı rakam 100 bin 
Diğer yandan benimde şu an okuduğum bitince sırada ki alacağım kitap Zafer Algöz'den Haşırt dı Bilekbord 50 bin satmış şimdiye kadar . Türkiye şartlarında büyük bir başarı .
Japonya da ortalama bir kitap kaç satıyor biliyor musunuz ? 
1 milyon üzeri 
İşte hal böyle olunca yurdum insanı başlıyor hayıflanmaya onlar teknoloji de şurada biz samanı bile ithal ediyoruz ,
onların şu'su var da bizim niye yok .
Nasıl olsun yurdum insanı ?
Sen okullar da eğitim verdiğin çocukları bile bıktırmışsın okumaktan..
Tarih kitaplarında bile bir savaşın nedenlerinden çok tarihlerini ezberletmişsin . Ezbere , itaat etmeye dayalı , fanatik , saman gibi beyinler yetiştirmişsin çoğu zaman .
Vermişsin pazarda satılan 2 liralık işlenmiş sucuğu et diye çocuğuna ondan sonra biz niye böyleyiz . Bu şartlarda başka türlü olman imkansız zaten yurdum insanı ... (Gürkan Kamalı )

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Bir bahar akşamıydı
gönlüme girişini kutladık
akciğerim , pankreasım , yüreğim de
davetliler arasındaydı
kalbim kan kırmızısı güzel bir kokteyl sundu davetlilere
saçlarını göğsüme ser dinle
bu parti senin şerefine
... Gürkan Kamalı ....

7 Mayıs 2017 Pazar

Alışveriş merkezin de kasiyerin para üzeri olarak verdiği gıcır gıcır metal paralar dikkatimi çekti . Atatürk kabartması olmadığını sonradan farkettim .
Sonra şunu düşündüm ; bir toplumu toplum haline getiren , esaretten kurtaran , özgürleştiren , o toplumun önderi ve kurucusudur . Eğer bu değerlere çomak sokup halkı bir yerden o değerlerin yok oluşuna alıştırırsanız hiçbir özgürlüğünüz kalmaz . İleri de torunlarınıza yahut çocuklarınıza şunu söylersiniz '' Bir zamanlar paramızın üzerinde Atatürk resmi vardı . '' O çocuk'da o kim diye sorduğunda o zaman bu bir devrin kapandığı andır . Tarihe baktığınız zaman yok olan milletlerin büyük bir kısmı böyle asimile olarak yok olmuşlardır . Bizler bu durumda ne yapacağıza gelirsek ; ulu önderimizi paranın üzerinden silebilirler ama kalbimizden silmeyeceğiz ve izinden şaşmayacağız . Hırsımızı , öfkemizi yüreğimizin bir yerinde absorde edip saklarken , ağaçları , kuşları , uçurtmaları kimsesiz insanları , kimsesiz hayvanları kayıtsız şartsız sevicez. Tıpkı egemenliğin kayıtsız şartsız milletin oluşunu sever gibi . İşte o millet biziz .. Gürkan Kamalı....

4 Mayıs 2017 Perşembe

Halimi hatrımı bile sormuyorken kendime
seni sevip sevmediğimi sordum
çok seviyormuş seni kendim
içimde şarlatan bir çocuk ve onun da içinde bencil kişiliğim
kendisine dilediği tüm iyi şeyleri senin içinde diliyor
ve bazen Anya neresi bilmiyorum ama işte oraya giderken
seni düşünmekten Konya'ya kadar gittiği oluyormuş
oysa bunun nedenini hafızamı zayıf sanıp bildiğim yolları bile unutmama bağlıyordum
öyle olmadığına çok sevindim
yollarımın sana çıktığına memnun oldum
bu satırlarımı okuyorsan kendime iletirmisin çok sevdiğim
.... Gürkan Kamalı....