27 Mart 2016 Pazar

Yere düşen bir yaprak korkar mı ölümden
bir ince çığlık
rüzgara karışan
temizler mi bu renksiz dünyayı
bir şey söyle yeter ki
kuru bir yaprak olayım yere düşen
orada havalar nasıl mesela
buralar
yazları kurak ve sıcak
kışları hüzün ve ağlayışlı
...... Gürkan Kamalı ......

26 Mart 2016 Cumartesi

Öyle geliyor 
ağır ağır taşınıyorsun yüreğimden 
belli belirsiz hissediyorum 
kalbimde ki ayak izinden
,,,,,, Gürkan Kamalı ....

25 Mart 2016 Cuma

bıçak kesiği gibi 
sızladığı zamanlarda oldu kalbimin
sen daha yaralıydın 
ses etmedim 

23 Mart 2016 Çarşamba

Yüzün diyorum
hiç bilmediğim bir ülkede
tedirgin ve ürkek bir uçurum gibi
ve ben yüzünden düşen bin parça
.
Gel bir gün 
yorgun ve sıradan bir akşamın üzerine basarak 
40 yıl dolmasa da hatır tazele 
kahvemin köpüğü ol bende tabağına bakıyim 
ayrılık çıkarsa yine gidersin ..
Sen bilemezsin gönlüm
çok derli toplu düzgün dursam da karşısında
çöp ev gibi içim böbreğim ciğerim kalbim her bir yanım
ucundan yenilmiş içilmiş kırılmış ve ayrı bir tarafta
aramıza resmiyet girdiğinden beri
resmi yetmedi sen bilemezsin gönlüm ...
Çimenlere uzanacağız
ve sonra üzerimize yağmur yağacak
ardından güneş açınca kuruyacağız
sonrasın da beliren gökkuşağın renklerinden birine boyanıp
düşsel bir şiir'in için de kaybolucağız
inanmadın değil mi
bir gün kuyruklu bir yıldız düşünce başımıza anlıyacağız belki de
hep haklı çıkanın aslında ne kadar da yalnız olduğunu..
Aklında bulunsun
bir gün dalarsa gözlerim uzaklara ve derinlere
bir can simidi at kurtar beni derinlerden
yüzmeyi bilsemde ben sensiz artık boğulurum
Gün batar buralarda
gün kızıla döner bir gün kurusu çekirdeğinde
kızıl kiremitli evlerin dumanı tüter
döker gibi kapkara içini buluta
aşıklar , işçiler , esnaflar , kızlar , oğlanlar , çocuklar, analar
gönlü yorgunlar yola düşer
ceylanlar , martılar , kaplumbağalar yuvaya döner
herkes bir yere gider
bir ömür gider gibi
ve bir gün daha batar buralarda..
.

22 Mart 2016 Salı

biliyorum akıyorsun gözlerimden 
hiç gelmeyen uykum gibi 
akıp gidiyorsun gecenin en ahraz saatlerinde 
dur demek için ağzımı açsam
ay doluyor ağzıma dilimse boğazıma 
tam yutkunurken kursağımda kalan lokma gibisin
bir rüzgar esiyor içimden
çerim çöpüm tozum ne varsa alıp götüren
sen dahil her şey giderken aklımdan
bir ben geliyorum kendi aklıma bir başı sersem
.

16 Mart 2016 Çarşamba

Sen yağmur sonrası 
kıyıya vurup bilinmeze kaybolan 
dalgalı bir yakamoz 
benimse içimde 
parçalı bulutlu bir hava tahmini
tut elimi 
ne biliyorsun belki mutsuzum 
umutsuzum
yorgunum 
aşksızım 
bahtsızım 
çaysızım 
yuvasızım 
ayağının tozu ile 
güzel bir şey dile 
vicdan/sızım 
Bu son
Sormıyacağım yüreğime artık seni
Kaburgalarım demir parmaklık ve içinde müebbet artık kalbim
Sen ellerde yanarken o üşümüş meğer
Bu aşkı sen kirlettin kalbim senden daha kirli daha suçlu
Müebbet artık kalbim çünkü o senin suç ortağın ..

12 Mart 2016 Cumartesi

Saçlarından ver yarim
ömrüme bağlıyim
az yaşasam da bu benim karim
yazından ver yarim
alnıma yazıyim bu benim yoğum varım
gülüşünden kat yarim
yüzüme süreyim bu benim ahuzarım

11 Mart 2016 Cuma

Söz.
ülkeme bahar 
aklıma gülüşün gelirse bir gün 
yarım kalan hevesim 
ve her bahar 
hayal kahramanlarını bekleyen
yetim çocuklar adına da
sevicem seni

10 Mart 2016 Perşembe

Ayrılma vaktidir şimdi limandan
ve bir gün gökyüzüne baktığın da
göçmen kuşlardan biri
tanıdık gelirse gözüne unutma el salla
Ne zaman bir deniz kenarına insem
alkışlar gibi gelir suyun şakırtısı kulağıma
sanki taze bir aşkın ilk gününü coşkuyla kutlarmışcasına
oysa hep sonradan anlarmış insan
dalgaların sadece kayaları dövdüğünü
üstadın dediği gibi
nerden baksan tutarsızlık nerden baksan ahmakça
Umudun yoksa yarına
çık gel bir sabah mutluluğu bıraktığım yerden kanına
şemsiyeni , kırmızı hırkanı , hüznünü olduğun yer de bırak
son bakışımı koy cebine gel
karlı ve soğuk da olsa yolların
kısa kollu yüreğimi giyer karşılarım seni
bilirim olmaz bir daha ve mümkünü yok tekrarının
olsun yeter ki yüzün gülsün
ben seni bir dost bir kardeş gibi de severim ..
Can harap
can çay'a katık ,ucundan kıtlanmış şekerin son kırtiği
can bir bozkır, güneşe dargın suya vurgun bir yangın
ey can,, bu savaş uzun bu dünya da
can gider, kuşlar gider ,mevsim tozun bulutun maskarası şimdi
kıpkırmızı bir gül bırak kanayan bağrıma sustu burada şehir
KARTAL DA GECE ....
BURADAN BAKINCA
KARŞIDA Kİ ADAYLA SOHBET EDERSİNİZ .
AY DA IŞIK TUTARAK EŞLİK EDER SOHBETİNİZE

9 Mart 2016 Çarşamba

Topla saçlarını
gidiyoruz  rüzgar gülüm
kim dökse içini
bu şehirde
fena kokuyor hüzün

8 Mart 2016 Salı

hani yaşam herkese aynıydı 
hani aldığımız oksijen 
hani biz seninle iki ahmaktık 
ahmak ıslatan altında
hani bastırırsa tekrar yağmur 
toplayacaktık kurumaya astığımız 
küçücük sevinçlerimizi 

4 Mart 2016 Cuma

Bence bir şehrin başkanı sadece insanları değil ,
 birlikte yaşadığı kediler köpekler kuşlar vs .
 tüm canlıları temsil etmeli ..