Dibi gözükmeyen bir kuyudan
kurtarır gibi sakar bir kediyi
Yakalayıp da denize geri salar gibi bir balığı
dindir hasretimi
gel
.... gürkan kamalı ...
22 Temmuz 2017 Cumartesi
11 Temmuz 2017 Salı
9 Temmuz 2017 Pazar
18 Haziran 2017 Pazar
Bende bazen çokluğun arasına karışıp
sana hıyar taklidi yapabilirim
sonra hiçbir şey olmamış gibi az olmaya devam edebilirim
sen bensiz bir güneşin batışını izleyebilirsin
ve doğuşunuda
ama ben sensiz bir sabahın kahvaltısında
peynirsiz zeytinsiz
katran karası çayımla
ve her yanı sargılı tütünümle sana nasıl eşlik ederim
ve sen belki beni çok iyi biri sanabilirsin
ama ben sensiz buna kendimi nasıl kandırabilirim
çocukken en sevdiğim şeydi anlamsız resimler yapmak
bir gökyüzünü bir deniz mavisini bir özgürlüğü çizmek varken
kuyruğuna teneke bağlanmış kediler
kıçı bi yerde başı bi yerde cin ali resimleri
ve martıların çığlıklarını çizdim
çocukluk işte
anlamsız şeyler çizmiyorum artık
ama yazıyorum
.... Gürkan Kamalı....
sana hıyar taklidi yapabilirim
sonra hiçbir şey olmamış gibi az olmaya devam edebilirim
sen bensiz bir güneşin batışını izleyebilirsin
ve doğuşunuda
ama ben sensiz bir sabahın kahvaltısında
peynirsiz zeytinsiz
katran karası çayımla
ve her yanı sargılı tütünümle sana nasıl eşlik ederim
ve sen belki beni çok iyi biri sanabilirsin
ama ben sensiz buna kendimi nasıl kandırabilirim
çocukken en sevdiğim şeydi anlamsız resimler yapmak
bir gökyüzünü bir deniz mavisini bir özgürlüğü çizmek varken
kuyruğuna teneke bağlanmış kediler
kıçı bi yerde başı bi yerde cin ali resimleri
ve martıların çığlıklarını çizdim
çocukluk işte
anlamsız şeyler çizmiyorum artık
ama yazıyorum
.... Gürkan Kamalı....
11 Haziran 2017 Pazar
10 Haziran 2017 Cumartesi
2 Haziran 2017 Cuma
28 Mayıs 2017 Pazar
90'lı yılların ortasıydı.
Soğuk bir İstanbul akşamı ..Hiçbir şeyimiz yoktu ama her şeyimiz tamdı. Geldi yanıma oturdu .
'' Ne kadar soğuk değil mi '' dedi .
'' Soğuk olan İstanbul değil , içindekiler soğutuyor havayı dedim '' . '' Çok felsefik '' dedi . Güldüm .
Oysa ben daracık bankta yanıma oturan yabancıya klişe olduğunu düşündüğüm bir cümle kurmuştum bilerek ve isteyerek .
'' Rahatsız olduysan kalkabilirim '' dedi . ''Bank benim değil'' dedim . '' Hem benim olsada gelene hiç git demem'' dedim. '' Bu'da felsefik '' dedi. Yine güldüm .
'' Hep gelsem '' dedi . ''Ben burada oturmuyorum '' dedim . Bu sefer o güldü . Oysa gülünç bir espri değildi kendimce Kalktı '' ben gidiyorum '' dedi . '' Selam söyle '' dedim.
'' Kime ?'' dedi .'' Kime istersen '' dedim .
Geldi yine oturdu , '' selam benim adım ******** '' dedi .
Selamı zekasına söylemiştim alabilecek mi diye..
Aldı da....Sonra o üniversite'ye , ben ise iş hayatına atılmak üzere yolları ayırdık Yıllar sonra buldum onu. Çoluk çocuğun içine karışmış . Üniversite de yaşadığı bir olaydan dolayı hafızası kaybolmuş çoğu şeyi hatırlamıyormuş artık
Dolayısıyla tanımadı . Aynı fizik , aynı zeka , aynı cazibeden eser kalmamıştı . Hayat çok bencildi en az benim kadar..
'' Selam söyle '' dedim . '' Kime ? '' dedi .
Sustum . ''
Çocuklarına , anne'ne , baba'na ,
gelmişine geçmişine '' dedim... ( Gürkan Kamalı )
Soğuk bir İstanbul akşamı ..Hiçbir şeyimiz yoktu ama her şeyimiz tamdı. Geldi yanıma oturdu .
'' Ne kadar soğuk değil mi '' dedi .
'' Soğuk olan İstanbul değil , içindekiler soğutuyor havayı dedim '' . '' Çok felsefik '' dedi . Güldüm .
Oysa ben daracık bankta yanıma oturan yabancıya klişe olduğunu düşündüğüm bir cümle kurmuştum bilerek ve isteyerek .
'' Rahatsız olduysan kalkabilirim '' dedi . ''Bank benim değil'' dedim . '' Hem benim olsada gelene hiç git demem'' dedim. '' Bu'da felsefik '' dedi. Yine güldüm .
'' Hep gelsem '' dedi . ''Ben burada oturmuyorum '' dedim . Bu sefer o güldü . Oysa gülünç bir espri değildi kendimce Kalktı '' ben gidiyorum '' dedi . '' Selam söyle '' dedim.
'' Kime ?'' dedi .'' Kime istersen '' dedim .
Geldi yine oturdu , '' selam benim adım ******** '' dedi .
Selamı zekasına söylemiştim alabilecek mi diye..
Aldı da....Sonra o üniversite'ye , ben ise iş hayatına atılmak üzere yolları ayırdık Yıllar sonra buldum onu. Çoluk çocuğun içine karışmış . Üniversite de yaşadığı bir olaydan dolayı hafızası kaybolmuş çoğu şeyi hatırlamıyormuş artık
Dolayısıyla tanımadı . Aynı fizik , aynı zeka , aynı cazibeden eser kalmamıştı . Hayat çok bencildi en az benim kadar..
'' Selam söyle '' dedim . '' Kime ? '' dedi .
Sustum . ''
Çocuklarına , anne'ne , baba'na ,
gelmişine geçmişine '' dedim... ( Gürkan Kamalı )
23 Mayıs 2017 Salı
19 Mayıs 2017 Cuma
12 Mayıs 2017 Cuma
Türkiye'de kitabı 2 bin satan yazar bu başarısını kutlamış
Kitabı en çok satan başka bir yazarımızın sattığı rakam 100 bin
Diğer yandan benimde şu an okuduğum bitince sırada ki alacağım kitap Zafer Algöz'den Haşırt dı Bilekbord 50 bin satmış şimdiye kadar . Türkiye şartlarında büyük bir başarı .
Japonya da ortalama bir kitap kaç satıyor biliyor musunuz ?
1 milyon üzeri
İşte hal böyle olunca yurdum insanı başlıyor hayıflanmaya onlar teknoloji de şurada biz samanı bile ithal ediyoruz ,
onların şu'su var da bizim niye yok .
Nasıl olsun yurdum insanı ?
Sen okullar da eğitim verdiğin çocukları bile bıktırmışsın okumaktan..
Tarih kitaplarında bile bir savaşın nedenlerinden çok tarihlerini ezberletmişsin . Ezbere , itaat etmeye dayalı , fanatik , saman gibi beyinler yetiştirmişsin çoğu zaman .
Vermişsin pazarda satılan 2 liralık işlenmiş sucuğu et diye çocuğuna ondan sonra biz niye böyleyiz . Bu şartlarda başka türlü olman imkansız zaten yurdum insanı ... (Gürkan Kamalı )
Kitabı en çok satan başka bir yazarımızın sattığı rakam 100 bin
Diğer yandan benimde şu an okuduğum bitince sırada ki alacağım kitap Zafer Algöz'den Haşırt dı Bilekbord 50 bin satmış şimdiye kadar . Türkiye şartlarında büyük bir başarı .
Japonya da ortalama bir kitap kaç satıyor biliyor musunuz ?
1 milyon üzeri
İşte hal böyle olunca yurdum insanı başlıyor hayıflanmaya onlar teknoloji de şurada biz samanı bile ithal ediyoruz ,
onların şu'su var da bizim niye yok .
Nasıl olsun yurdum insanı ?
Sen okullar da eğitim verdiğin çocukları bile bıktırmışsın okumaktan..
Tarih kitaplarında bile bir savaşın nedenlerinden çok tarihlerini ezberletmişsin . Ezbere , itaat etmeye dayalı , fanatik , saman gibi beyinler yetiştirmişsin çoğu zaman .
Vermişsin pazarda satılan 2 liralık işlenmiş sucuğu et diye çocuğuna ondan sonra biz niye böyleyiz . Bu şartlarda başka türlü olman imkansız zaten yurdum insanı ... (Gürkan Kamalı )
8 Mayıs 2017 Pazartesi
7 Mayıs 2017 Pazar
Alışveriş merkezin de kasiyerin para üzeri olarak verdiği gıcır gıcır metal paralar dikkatimi çekti . Atatürk kabartması olmadığını sonradan farkettim .
Sonra şunu düşündüm ; bir toplumu toplum haline getiren , esaretten kurtaran , özgürleştiren , o toplumun önderi ve kurucusudur . Eğer bu değerlere çomak sokup halkı bir yerden o değerlerin yok oluşuna alıştırırsanız hiçbir özgürlüğünüz kalmaz . İleri de torunlarınıza yahut çocuklarınıza şunu söylersiniz '' Bir zamanlar paramızın üzerinde Atatürk resmi vardı . '' O çocuk'da o kim diye sorduğunda o zaman bu bir devrin kapandığı andır . Tarihe baktığınız zaman yok olan milletlerin büyük bir kısmı böyle asimile olarak yok olmuşlardır . Bizler bu durumda ne yapacağıza gelirsek ; ulu önderimizi paranın üzerinden silebilirler ama kalbimizden silmeyeceğiz ve izinden şaşmayacağız . Hırsımızı , öfkemizi yüreğimizin bir yerinde absorde edip saklarken , ağaçları , kuşları , uçurtmaları kimsesiz insanları , kimsesiz hayvanları kayıtsız şartsız sevicez. Tıpkı egemenliğin kayıtsız şartsız milletin oluşunu sever gibi . İşte o millet biziz .. Gürkan Kamalı....
4 Mayıs 2017 Perşembe
Halimi hatrımı bile sormuyorken kendime
seni sevip sevmediğimi sordum
çok seviyormuş seni kendim
içimde şarlatan bir çocuk ve onun da içinde bencil kişiliğim
kendisine dilediği tüm iyi şeyleri senin içinde diliyor
ve bazen Anya neresi bilmiyorum ama işte oraya giderken
seni düşünmekten Konya'ya kadar gittiği oluyormuş
oysa bunun nedenini hafızamı zayıf sanıp bildiğim yolları bile unutmama bağlıyordum
öyle olmadığına çok sevindim
yollarımın sana çıktığına memnun oldum
bu satırlarımı okuyorsan kendime iletirmisin çok sevdiğim
.... Gürkan Kamalı....
seni sevip sevmediğimi sordum
çok seviyormuş seni kendim
içimde şarlatan bir çocuk ve onun da içinde bencil kişiliğim
kendisine dilediği tüm iyi şeyleri senin içinde diliyor
ve bazen Anya neresi bilmiyorum ama işte oraya giderken
seni düşünmekten Konya'ya kadar gittiği oluyormuş
oysa bunun nedenini hafızamı zayıf sanıp bildiğim yolları bile unutmama bağlıyordum
öyle olmadığına çok sevindim
yollarımın sana çıktığına memnun oldum
bu satırlarımı okuyorsan kendime iletirmisin çok sevdiğim
.... Gürkan Kamalı....
27 Nisan 2017 Perşembe
26 Nisan 2017 Çarşamba
14 Nisan 2017 Cuma
Sağlıklı düşünemiyorum
sağlıksız bile düşünemiyorum
nasıl ki vakti gelmiş bir arı
tek başına uçar bilinmeyene
nasıl ki melankolik bir kedi
terkeder yuvayı
sen bizi böyle bırakıp gitmezdin sağlık olsun
şimdi bende sıra
bizi bırakıp bir cami avlusuna
yahut bir dere kenarına
sadece gözlerini alıp düşlerime gidiyorum
kim bilir belki yine karşılaşırız
bir çiçeğin özün de
yahut bir ekşi elmanın yeşilin de
ama şimdilik hoşça kal canımın için de
.... Gürkan Kamalı ....
sağlıksız bile düşünemiyorum
nasıl ki vakti gelmiş bir arı
tek başına uçar bilinmeyene
nasıl ki melankolik bir kedi
terkeder yuvayı
sen bizi böyle bırakıp gitmezdin sağlık olsun
şimdi bende sıra
bizi bırakıp bir cami avlusuna
yahut bir dere kenarına
sadece gözlerini alıp düşlerime gidiyorum
kim bilir belki yine karşılaşırız
bir çiçeğin özün de
yahut bir ekşi elmanın yeşilin de
ama şimdilik hoşça kal canımın için de
.... Gürkan Kamalı ....
11 Nisan 2017 Salı
ÖZLEM her canlının ruhunda var olan
bir şeye karşı yoksunluk duygusudur .
Zaman bu yoksunluğu daha çok özleme
ve daha ilerisi hasrete dönüştürür
ve aslında ruh için hasretden sonrası zulümdür .
İşte bu aşama da beyin sizden habersiz istemsiz bir refleks olarak devreye girer ve ruha yardıma gelir
bu zulme dur demek için özlem duyulan şeyi unutturur .
7 Nisan 2017 Cuma
5 Nisan 2017 Çarşamba
28 Mart 2017 Salı
Zeki adamlar , kendisini anlayan , anlamaya çalışan , algılayabilen ,zeki kadınları severler . Dolayısıyla her kadının peşinden koşmazlar . Koşanlar bu olgunun dışında ki adamlardır .
Kadınlar ise zeki adamları severler . Her kadının peşinden koşmayan zeki adamları . Neticede her iki cinsiyet birbirine az rastladığından yalnızdır .. Gürkan Kamalı
Kadınlar ise zeki adamları severler . Her kadının peşinden koşmayan zeki adamları . Neticede her iki cinsiyet birbirine az rastladığından yalnızdır .. Gürkan Kamalı
27 Mart 2017 Pazartesi
26 Mart 2017 Pazar
19 Mart 2017 Pazar
18 Mart 2017 Cumartesi
5 Mart 2017 Pazar
4 Mart 2017 Cumartesi
2 Mart 2017 Perşembe
16 Şubat 2017 Perşembe
9 Şubat 2017 Perşembe
23 Ocak 2017 Pazartesi
22 Ocak 2017 Pazar
19 Ocak 2017 Perşembe
17 Ocak 2017 Salı
Sen yağmur sonrası
kıyıya vurup bilinmeze kaybolan
dalgalı bir yakamoz
benimse içimde
parçalı bulutlu bir hava tahmini
tut elimi
ne biliyorsun belki mutsuzum
umutsuzum
yorgunum
aşksızım
bahtsızım
çaysızım
yuvasızım
ayağının tozu ile
güzel bir şey dile
vicdan/sızım
.............GÜRKAN KAMALI .........
kıyıya vurup bilinmeze kaybolan
dalgalı bir yakamoz
benimse içimde
parçalı bulutlu bir hava tahmini
tut elimi
ne biliyorsun belki mutsuzum
umutsuzum
yorgunum
aşksızım
bahtsızım
çaysızım
yuvasızım
ayağının tozu ile
güzel bir şey dile
vicdan/sızım
.............GÜRKAN KAMALI .........
16 Ocak 2017 Pazartesi
9 Ocak 2017 Pazartesi
(ÜSTAD'I SAYGIYLA ANARKEN BİR HİKAYESİNİ PAYLAŞAYIM DEDİM ARZU EDEN OKUYABİLİR )
.
Ahmed Arif ve Cemal Süreya her zaman aynı meyhanede içerler , dertleşirler , şiir yazarlar .
Bir gün Ahmed Arif meyhaneye gelmez . İki gün , üç gün derken , aradan bir hafta geçer . Cemal Süreya dayanamaz , garsona sorar ; '' Oğlum bizim Ahmed'i hiç gördün mü ? '' . Garson . '' yok Cemal abi hiç görmedim bir haftadır uğramıyor valla '' der .
Bunun üzerine Cemal Süreyya , Ahmed'i aramaya başlar fakat bir türlü bulamaz .
En son ispirto içilen üçüncü sınıf meyhanelere bakmaya karar verir ve bu yerlerden birinde bulur Ahmed Arif'i .
Nerelerdeydin Ahmed diye sorar , Ahmed Arif cevap vermez .
'' Oğlum söylesene biz seninle dostuz'' diye üsteler . Ahmed Arif , '' Cemal ben sana çok büyük bir hata yaptım'' der sadece .
Cemal Süreyya '' ben böyle bir hata yaptığını hatırlamıyorum '' dese de . '' Yok yok , yaptım . Ben senin kız kardeşine aşık oldum '' deyiverir Ahmed Arif.
Cemal süreya da bunun normal olduğunu söyleyerek , '' senin gibi bir insandan daha iyisini bulacak değil ya Ahmed'' der .
Cemal Süreya '' Evlen kız , Türkiye'nin en iyi şairi '' diyerek kız kardeşi Ayten'i Ahmed Arif ile buluşup görüşmesi için cesaretlendirir bile .
Ayten önce şaşırır ama ağabeyinin sözünü dinler . Buluşmak üzere sözleşirler ama o gün Ahmed Arif buluşmaya gelmez .
Çok sinirlenen Ayten , ağbisine anlatır durumu . Cemal Süreya da sinirlenir .
Eliyle koymuş gibi yine aynı üçüncü sınıf meyhanede içerken bulur Ahmed Arif'i ve '' neden kız kardeşimi beklettin '' diyerek başlar söylenmeye ...
Ahmed Arif ise '' Gömleğim kirliydi be Cemal , temiz bir gömleğim yoktu . O gün onun karşısına kirli gömlekle çıkmak olmazdı '' der sadece ...
.
Ahmed Arif ve Cemal Süreya her zaman aynı meyhanede içerler , dertleşirler , şiir yazarlar .
Bir gün Ahmed Arif meyhaneye gelmez . İki gün , üç gün derken , aradan bir hafta geçer . Cemal Süreya dayanamaz , garsona sorar ; '' Oğlum bizim Ahmed'i hiç gördün mü ? '' . Garson . '' yok Cemal abi hiç görmedim bir haftadır uğramıyor valla '' der .
Bunun üzerine Cemal Süreyya , Ahmed'i aramaya başlar fakat bir türlü bulamaz .
En son ispirto içilen üçüncü sınıf meyhanelere bakmaya karar verir ve bu yerlerden birinde bulur Ahmed Arif'i .
Nerelerdeydin Ahmed diye sorar , Ahmed Arif cevap vermez .
'' Oğlum söylesene biz seninle dostuz'' diye üsteler . Ahmed Arif , '' Cemal ben sana çok büyük bir hata yaptım'' der sadece .
Cemal Süreyya '' ben böyle bir hata yaptığını hatırlamıyorum '' dese de . '' Yok yok , yaptım . Ben senin kız kardeşine aşık oldum '' deyiverir Ahmed Arif.
Cemal süreya da bunun normal olduğunu söyleyerek , '' senin gibi bir insandan daha iyisini bulacak değil ya Ahmed'' der .
Cemal Süreya '' Evlen kız , Türkiye'nin en iyi şairi '' diyerek kız kardeşi Ayten'i Ahmed Arif ile buluşup görüşmesi için cesaretlendirir bile .
Ayten önce şaşırır ama ağabeyinin sözünü dinler . Buluşmak üzere sözleşirler ama o gün Ahmed Arif buluşmaya gelmez .
Çok sinirlenen Ayten , ağbisine anlatır durumu . Cemal Süreya da sinirlenir .
Eliyle koymuş gibi yine aynı üçüncü sınıf meyhanede içerken bulur Ahmed Arif'i ve '' neden kız kardeşimi beklettin '' diyerek başlar söylenmeye ...
Ahmed Arif ise '' Gömleğim kirliydi be Cemal , temiz bir gömleğim yoktu . O gün onun karşısına kirli gömlekle çıkmak olmazdı '' der sadece ...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)









































